Rönesans Süresince Bilim

Rönesans Süresince Bilim
REKLAM ALANI

Rönesans Süresince Bilim

14. yüzyılda Avrupa’da daha sonra Rönesans (yeniden doğuş) diye adlandırılacak yaklaşık 200 yıllık bir dönem başladı. Bu süre boyunca insanlar Eski Yunan ve Roma sanatı ile bilimlerini yeniden keşfedip çevrelerini kuşatan dünya ile ilgili yeni fikirler geliştirmeye başladılar. Olup bitenlere daha eleştirel bir gözle bakmaya, her alanda gözlem ve deneye daha büyük önem vermeye başladılar. Bunlardan başka Yunan felsefesi ile Hıristiyan felsefesini birleştiren yerleşmiş Aristotelesçi öğretilere karşı çıktılar.

Evrensel İnsan Leonardo Da Vinci

Rönesans sırasında birçok düşünür, yetenekleri ve ilgileri çok geniş bir alana yayılan bir kişi olarak düşünülen ”evrensel insan” ülküsüne inandı. Bu ülkünün tipik bir örneğini oluşturan Leonardo da Vinci ressam, heykeltraş, müzisyen, mimar, bilim adamı ve yaratıcı bir mucitti. Leonardo, Floransa yakınalarında Pietro da Vinci adında bir mahkeme katibinin oğlu olarak dünyaya geldi.

Leonardo’nun sanatsal yetenekleri babasının dikkatini çekti. O da oğlunu yanında çalışması için Andrea del Verrochio adında bir ressamın atölyesine gönderdi. Başka ressamlara oranla çok az sayıda resim yapmasına karşın Leonardo bugün dünyanın en büyük ressamlarından biri olarak kabul edilir. En ünlü resimlerinden biri 1503’te yaptığı ”Mona Lisa” dır.

Leonardo’nun Taslak Defteri

Leonardo yaklaşık 30 insan vücudunu incelemek amacıyla kesip parçalara ayırdı. Bunun sonucunda daha önce yapılmış olanlardan çok daha hatasız vücut resimleri çizdi. Işığın özelliklerini, suyun hareketini inceledi. Taslak defteri, uçma makinesi de dahil birçok makine tasarısıyla doludur. Bugün bu makinelerin birçoğunun çalışmayacağını biliyoruz. Fakat ortaya koyduğu tasarılar onun ayrıntılı gözlemleri güçlü bir düşgücü ile birleştirme konusundaki yeteneğini açığa vurmaktadır.

Aşağıda Leonardo Da Vinci’nin uçma makinesi tasarısına göre yapılmış bir örnek görüyorsunuz. Aynı zamanda mekanik bir kanat ve uçan kuş taslakları yer almaktadır.

Leonardo’nun Sonraki Yılları

Leonardo, 1483 yılından sonra, önce Milan’da istihkam müfettişi, daha sonra da Floransa’da askeri mühendis olarak çalıştı. 1507’de Fransa’ya, yaşamının geri kalan bölümünü geçireceği Amboise’a taşındı.

Sahip olduğu büyük kavrayış gücüne ve yaratıcılığına rağmen, Leonardo’nun yaptıklarının bilimin ilerlemesine çok az katkısı oldu. İncelemelerini kendini tatmin etmek amacıyla yapmıştı. Çağdaşlarının çoğunun bunlar hakkında hiç bir bilgisi yoktu. Birçok taslağı ve defteri ölümünden sonra dağıldı ve yüzyıllar boyunca büyük ölçüde bilinmeden kaldı.

Copernicus’un Savunucusu Galileo Galilei

Galileo Galilei (1564-1642) İtalya’da Pisa’da bir bestecinin oğlu oarak dünyaya geldi. Copernicus ‘un Dünya’nın kımıldamadan duran Güneş’in çevresine döndüğü görüşünün kabul edilmesinde son derece önemli bir rol oynadı. O sıralarda gelişmekte olan bir yaklaşımın bilim konusundaki deneysel yaklaşımın öncüsü olan Galileo aynı zamanda çok yenetekli bir öğretmendi. 17 yaşındayken Pisa Üniversitesi’ne tıp öğrencisi olarak kaydoldu. Katedralde bir iş yaparken, kandillerin rüzgarla sallanmaya başlamalarını bekler, sonra kendi nabzından yararlanarak kandillerin yaptığı hareketin süresini tutardı. Bir gün, salınım mesafesi giderek küçüldüğü halde, salınımın hep aynı zaman aralığında gerçekleştiğini gördü. Bu aklına zamanı ölçmek için sarkaçlardan yararlanılabileceği fikrini getirdi. Bu fikir, ilk mekanik saatlere temel oluşturdu.

Galileo, mekanik ve matematik alanındaki çalışmalarını sürdürmek için Pisa’dan ayrıldı ama sonra matematik profesörü oalrak geri döndü. Döndükten sonra yaptığı deneyler, Aristoteles’in evren hakkındaki kuramlarının çoğuyla çelişen çok sayıda kanıt ortaya koydu.

Galileo, Hollanda’da teleskopun bulunduğunu öğrendikten sonra, daha güçlü teleskoplar yaptı. 1610’da yıldızlar ve gezegenlere ilişkin gözlemlerini ”Yıldızların Habercisi’nde ” yayımladı. Kitap hem sevildi hem de etkili oldu. Kitapta Ay’daki dağları, zaman zaman Güneş’e doğru dönen kara noktaları anlatıyordu. Bunlardan başka, Jupiter gibi ekseninde kendi gezegenleri dönen gezegenler olduğunu gösterdi. Galileo’nun çalışması teleskopun yararlarını gösterdi. Ama hepsinden önemlisi bütün bulgularının Copernicus’un ortaya attığı Dünya’nın Güneş’in çevresinde döndüğü görüşünü desteklemesi oldu.

Galileo, 1632’de gözlemlerini özetlediği ”İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog”u yayımladı. Kitap, bütün Avrupa’da bir başyapıt olarak değerlendirildi. Ama İtalya’da, Kilise’nin öğretisiyle çatıştı. Kilise Dünya’nın Güneş sisteminin merkezinde hareket etmeden durduğunu söylüyordu.

Galileo 1633’te sapkınlıkla (Klise’nin yerleşik öğretilerine aykırı bir görüşü savunmakla) suçlandı. Roma’da, Engizisyon diye bilinen mahkemenin önüne çıkarıldı. Suçlu bulundu ve Dünya’nın Güneş’in çevresinde döndüğü biçimindeki görüşünü herkesin önünde inkar edinceye kadar işkence edilmekle tehtit edildi. Yaşlı ve güçsüz görünen Galileo, Engizisyon’un kendisinden istediği şeyi yaptı. Yaşamının geri kalanında köşesine çekilmesi emredildi. Mahkemeyi terk ederken, kuramından hala vazgeçmediği için, ”Gene de dönüyor!” diye mırıldandığı söylenir.

Matematikçi Filozof Descartes

Rene Descartes’in fikirleri, hem matematik hem hem de felsefe alanında kendinden sonrakileri derinden etkiledi. Fransa’da, Bretagne’da bir avukatın oğlu olarak dünyaya geldi. 1628’de yeni fikirlere çok daha yumuşak bakan Protestan Kilisesi’nin bulunduğu Hollanda’ya yerleşti ve sonraki yirmi yılını burada geçirdi.

Descartes’in felsefeye getirdiği en büyük katkılardan biri şüphe kavramı oldu. Kutsal bilgi kaynaklarıyla Eski Yunan ve Roma’ya ait bilgi kaynaklarındaki tartışılmaz inançları kabul etmedi. Hakkında emin olduğu tek şeyin kendi varlığı olduğunu ilan etti: Cogito ergo sum (”Düşünüyorum, öyleyse varım”). Temel yapıtı Felsefenin İlkeleri’nde evrenin hareketinin çeşitli boyutlarında olan hareket halindeki parçacıklara dayanarak açıklanabileceğini ileri sürdü.

Aşağıdaki görselde Descartes’in yaptığı, evreni madde girdapları olarak gösteren bir çizimi

Descartes, yaş ve yükseklik gibi farklı büyüklüklerin grafikler yada haritalar üzerinde birbirine bağlanmasını sağlayan koordinat matematiğinin temelini attı. Evrenin yapısı konusundaki fikirleri, daha sonra Newton’un karşı çıkmasına rağmen çok etkili oldu.

REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ